Stoned & Dethroned

Sep 29
Permalink

frida-kassie-morissa:

1950s Hong Kong Captured In Street Photography By Fan Ho

(via autodidactadelavida)

Permalink
Sep 27
Permalink

owelles:

I’m pursued by ghosts. They never leave me.

Favorite movies: M (1931)

(via andreii-tarkovsky)

Permalink

Parting Glances (1986)

(Source: andreii-tarkovsky)

Permalink

(Source: insanolunbiraz)

Permalink

insanolunbiraz:

Stanley Kubrick Minimalist

Permalink
insanolunbiraz:

Waiting For Godot

insanolunbiraz:

Waiting For Godot

Permalink
insanolunbiraz:

 

SİGARA VE EDEBİYAT
Her şey söylenebilir sigara için ama ne söylense yalandır. Neden sigara içildiğini anlamayanlara, neden sigaranın bırakılamadığını kavrayamayanlara ithaf ediyorum bu yazımı. Sigara içenlerle ilgili binbir kötü yorum yapılır. Başta kötü bir koku yaydığımızdan bahsedilir, ama o bize ait bir ten kokusudur ve biz o kokuyla mutluyuz. Öleceğimiz söylenir ki anlaşılması en güç olan da budur. Zira sigara içmeyenlerin ölümsüzlüğe ermediği İsviçreli bilim adamlarının bile araştırmaya tenezzül etmediği bir konudur. Peki o zaman anlatayım ben yine de ne var bu sigarada. Bir öykü yazmak için oturduğumda illa ki bir paket sigaram olacak yanımda ( yedek bir paket daha tabii ki). Düşündükçe sigaradan bir fırt çekeceğim ve fikirler üşüşecek beynime. Ben bu yüzden içiyorum sigarayı. Çok sıkıldığım zamanlar, elimdeki kitaba haksızlık yapmadan bir dal yaktığımda kitap daha da akıcı olmaya başlıyor. Bu yüzden içiyorum. Sigarayla edebiyatın mutlak bir bağı vardır. Sigara içenlerden rahatsız olanlar için söylüyorum elbette ki duman solumamak en doğal hakkınız. Ama edebiyat ve sigara bağını göz ardı etmeyiniz. Edebiyatımızın en büyük isimlerinin sigarayla olan bağlarını sizinle paylaşacağım dumansız bir toplum olmaya hızlı adımlarla ilerlediğimiz şu biçare senenin son günlerinden birinde. Öldürürken elimizin bile titremediği Sabahattin Ali. Sabahattin Ali’nin tütünle olan yakınlığı biraz daha aristokrat bir görüntü sergileyen pipo aracılığıyla olmuştur. Ama en nihayetinde pipoda sigaranın Avrupa görmüş hali değil midir? Yazılarında mutlaka sigaraya ilişkin bir küçük olay vardır Sabahattin Ali’nin. Bazen leit- motif olarak kullandığı da olmuştur.
Şimdi anlatacağım isim ise Türk Edebiyatı’nın İnce Memet’i Yaşar Kemal. Yaşar Kemal de sigarayla haşır neşir olan yazarlarımızdandır. Ancak o sigara yerine daha doğru bir şekilde cigara demektedir. Yaşar Kemal bir röportajında sigara ile ilgili şöyle bir anı anlatır ki ben bu anıyı okuduktan sonra Yaşar Kemal’in sigara içmesine şaşırmıştım. Hüyükteki Nar Ağacı isimli kitabının ilk beş sayfasını kaybettiği için bu kitabı yazmaktan vazgeçen Yaşar Kemal, bu sayfaların anası tarafından sigara içmek isteyen komşulara  sigara kağıdı olarak kullanılmak üzere verildiğini öğrenir. Yıllar sonra o kitabın komşularının ciğerlerine giden ilk beş sayfasını yeniden yazar ve yayımlatır.
Türk Edebiyatının temel taşı Ahmet Hamdi Tanpınar da sigara tiryakileri tayfasından. Onunla ilgili kısmı ben yazmayacağım. Üstadın öğrencisi olma şeref ve mutluluğuna erişmiş Ahmet Miskioğlu’nun satırlarıyla paylaşıyorum:Tanpınar, geldi, masanın başına oturdu. Sigara paketini çıkardı. Büyük bir beğeniyle, insanı imrendiren bir biçimde sigarasını yaktı; derin derin çekti içine. Konuşmaya başlamadan sevdiği öğrencilerine şöyle bir baktı. Gerçekten seviyordu bizi, biz de onu çok seviyorduk. Üç beş arkadaştan tek not tutan bendim.  Kalemim kâğıdım hazır, yazmaya başlayacağım artık. Dedi ki;«Bir komedi oynuyoruz… Ancak, aktörler değişiyor!..» 
Yangınların şairi Metin Altıok artık lanetlemeye bile dilimin varmadığı o meşum yangında hayatını kaybeden ve bence Türk dilinin en büyük şairlerinden biri olan kişidir. Orada ölümü beklerken bir elinde kendini savunmak için tuttuğu süpürge sapı -o resmi ne zaman görsem ağlarım- diğer elindeyse fikrine dayanak sigarasıyla bekler. Bazen şiirlerini o sigara kağıdına karalar şair ki o karalamalar aydınlıktır sigaranın ucu kadar. 
Sondan bir önce de bir bayan yazarımızdan bahsedelim. Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasında gösterilen Aslı Erdoğan. Son dönemin en iyi yazarı. Ancak reklam peşinde koşmayan yazarımız, Türk okurları tarafından pek iltifata layık görülmez nedense. Kabuk Adam romanını okurken sigara üstüne sigara içmiştim. Sürekli tepeleme dolu kül tablalarından bahsettiği belki onlarca yazısını okudum Aslı Erdoğan’ın ve hem okuduklarımdan hem de içtiklerimden dolayı kendisine minnettarım.
Ve kapanışı isminin bir harfini iddia sonucu kaybedecek kadar cesur ve hayalgücü kuvvetli olan, büyük insan Cemal Süreya ile yapıyorum. TRT’de katıldığı bir programda elindeki sigarayı görmek beni anlatamayacağım kadar mutlu etmişti. Ama onunla ilgili bir şey anlatmayacağım yalnızca bir şiirini buraya bırakıyorum, alırsınız;Eskiden birinci işimdi sigara içmekŞimdiyse içmemek birinci işim.
Sigara ve edebiyat birbiriyle gönül bağı olan şeylerdir. Bazen bir kitabı açtığınızda burnunuza bir sigara kokusu çarpar. Rahatsız olmayın. Yazarın parmaklarından gelmektedir o koku. Ama kokudan rahatsız oluyorum diye bar bar bağıranlardansanız sigara içenleri koklamayın…

insanolunbiraz:

 

SİGARA VE EDEBİYAT

Her şey söylenebilir sigara için ama ne söylense yalandır. Neden sigara içildiğini anlamayanlara, neden sigaranın bırakılamadığını kavrayamayanlara ithaf ediyorum bu yazımı. Sigara içenlerle ilgili binbir kötü yorum yapılır. Başta kötü bir koku yaydığımızdan bahsedilir, ama o bize ait bir ten kokusudur ve biz o kokuyla mutluyuz. Öleceğimiz söylenir ki anlaşılması en güç olan da budur. Zira sigara içmeyenlerin ölümsüzlüğe ermediği İsviçreli bilim adamlarının bile araştırmaya tenezzül etmediği bir konudur. Peki o zaman anlatayım ben yine de ne var bu sigarada. Bir öykü yazmak için oturduğumda illa ki bir paket sigaram olacak yanımda ( yedek bir paket daha tabii ki). Düşündükçe sigaradan bir fırt çekeceğim ve fikirler üşüşecek beynime. Ben bu yüzden içiyorum sigarayı. Çok sıkıldığım zamanlar, elimdeki kitaba haksızlık yapmadan bir dal yaktığımda kitap daha da akıcı olmaya başlıyor. Bu yüzden içiyorum. Sigarayla edebiyatın mutlak bir bağı vardır. Sigara içenlerden rahatsız olanlar için söylüyorum elbette ki duman solumamak en doğal hakkınız. Ama edebiyat ve sigara bağını göz ardı etmeyiniz. 
Edebiyatımızın en büyük isimlerinin sigarayla olan bağlarını sizinle paylaşacağım dumansız bir toplum olmaya hızlı adımlarla ilerlediğimiz şu biçare senenin son günlerinden birinde. Öldürürken elimizin bile titremediği Sabahattin Ali. Sabahattin Ali’nin tütünle olan yakınlığı biraz daha aristokrat bir görüntü sergileyen pipo aracılığıyla olmuştur. Ama en nihayetinde pipoda sigaranın Avrupa görmüş hali değil midir? Yazılarında mutlaka sigaraya ilişkin bir küçük olay vardır Sabahattin Ali’nin. Bazen leit- motif olarak kullandığı da olmuştur.

Şimdi anlatacağım isim ise Türk Edebiyatı’nın İnce Memet’i Yaşar Kemal. Yaşar Kemal de sigarayla haşır neşir olan yazarlarımızdandır. Ancak o sigara yerine daha doğru bir şekilde cigara demektedir. Yaşar Kemal bir röportajında sigara ile ilgili şöyle bir anı anlatır ki ben bu anıyı okuduktan sonra Yaşar Kemal’in sigara içmesine şaşırmıştım. Hüyükteki Nar Ağacı isimli kitabının ilk beş sayfasını kaybettiği için bu kitabı yazmaktan vazgeçen Yaşar Kemal, bu sayfaların anası tarafından sigara içmek isteyen komşulara  sigara kağıdı olarak kullanılmak üzere verildiğini öğrenir. Yıllar sonra o kitabın komşularının ciğerlerine giden ilk beş sayfasını yeniden yazar ve yayımlatır.

Türk Edebiyatının temel taşı Ahmet Hamdi Tanpınar da sigara tiryakileri tayfasından. Onunla ilgili kısmı ben yazmayacağım. Üstadın öğrencisi olma şeref ve mutluluğuna erişmiş Ahmet Miskioğlu’nun satırlarıyla paylaşıyorum:Tanpınar, geldi, masanın başına oturdu. Sigara paketini çıkardı. Büyük bir beğeniyle, insanı imrendiren bir biçimde sigarasını yaktı; derin derin çekti içine. Konuşmaya başlamadan sevdiği öğrencilerine şöyle bir baktı. Gerçekten seviyordu bizi, biz de onu çok seviyorduk. Üç beş arkadaştan tek not tutan bendim.  Kalemim kâğıdım hazır, yazmaya başlayacağım artık. Dedi ki;
«Bir komedi oynuyoruz… Ancak, aktörler değişiyor!..» 

Yangınların şairi Metin Altıok artık lanetlemeye bile dilimin varmadığı o meşum yangında hayatını kaybeden ve bence Türk dilinin en büyük şairlerinden biri olan kişidir. Orada ölümü beklerken bir elinde kendini savunmak için tuttuğu süpürge sapı -o resmi ne zaman görsem ağlarım- diğer elindeyse fikrine dayanak sigarasıyla bekler. Bazen şiirlerini o sigara kağıdına karalar şair ki o karalamalar aydınlıktır sigaranın ucu kadar. 

Sondan bir önce de bir bayan yazarımızdan bahsedelim. Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasında gösterilen Aslı Erdoğan. Son dönemin en iyi yazarı. Ancak reklam peşinde koşmayan yazarımız, Türk okurları tarafından pek iltifata layık görülmez nedense. Kabuk Adam romanını okurken sigara üstüne sigara içmiştim. Sürekli tepeleme dolu kül tablalarından bahsettiği belki onlarca yazısını okudum Aslı Erdoğan’ın ve hem okuduklarımdan hem de içtiklerimden dolayı kendisine minnettarım.

Ve kapanışı isminin bir harfini iddia sonucu kaybedecek kadar cesur ve hayalgücü kuvvetli olan, büyük insan Cemal Süreya ile yapıyorum. TRT’de katıldığı bir programda elindeki sigarayı görmek beni anlatamayacağım kadar mutlu etmişti. Ama onunla ilgili bir şey anlatmayacağım yalnızca bir şiirini buraya bırakıyorum, alırsınız;
Eskiden birinci işimdi sigara içmek
Şimdiyse içmemek birinci işim.

Sigara ve edebiyat birbiriyle gönül bağı olan şeylerdir. Bazen bir kitabı açtığınızda burnunuza bir sigara kokusu çarpar. Rahatsız olmayın. Yazarın parmaklarından gelmektedir o koku. Ama kokudan rahatsız oluyorum diye bar bar bağıranlardansanız sigara içenleri koklamayın…

Permalink
insanolunbiraz:

 

Sinemada oral seks
1.Lie with me
2.Romance X
3.Q
4.Ölüm Perdesi
5.9 Songs

insanolunbiraz:

 

Sinemada oral seks

1.Lie with me

2.Romance X

3.Q

4.Ölüm Perdesi

5.9 Songs

(via insanolunbiraz)

Permalink

tragedya:

Birini bir zamanlar sevmiş olmak insanın içinde iz bırakıyordu. İnsan o kişiyi artık sevmese bile, iz kalan yer acıyordu.

Ayfer Tunç - ” Yeşil Peri Gecesi ”